Doç. Dr. Mustafa Kaymakçı
Kulak, Burun, Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi

Hakkımızda

Doç. Dr. Mustafa Kaymakçı

bursa-burun-estetigi-ve-kbb-uzmanı--1024x683

Kulak, Burun, Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi
Doç. Dr. Mustafa KAYMAKÇI, 1969 yılında Yozgat – Boğazlıyan’da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerinin ardından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde başladığı tıp eğitimini 1994 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1994 – 2007 yılları arasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaparak Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

2007 – 2010 yılları arasında bir çok özel kuruluşta görev yapan, 2010 – 2016 yılları arasında Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde çalışmış olan Doç. Dr. Mustafa KAYMAKÇI, mesleki çalışmalarına Bursa’da bulunan özel muayenehanesinde devam etmektedir.

Bursa da bulunan kliniğimiz de hastalığınıza yardımcı olmak için bekliyoruz.
Burun estetiği ve kulak, burun, boğaz hastalıkları için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

26
Yıllık Deneyim
Eğitim

1994 Yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Deneyim

26 yıldır Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanılığı yapmaktayım.

Kliniğimiz

Hizmetlerimiz

Burun Estetiği
Rinoplasti burun sekil bozukluğunu düzeltmek amacıyla yapılan cerrahi işlemdir. Rinoplasti ile ayrıca hastanın nefes almasını engelleyen kemik ve kıkırdak eğrilikleri(Deviasyon ameliyatı) de düzeltilmektedir. Estetik burun ameliyatındaki amaç yüzün profiline uygun doğal ve ameliyat olduğu belli olmayan bir burun yapmaktır. Ameliyatın başarı oranında hastanın cilt özelliği( Kalın,İnce) ,kıkırdakların inceliği ve şekli, kıkırdak ve kemikte gelişen eski travma ve deformiteler ve dokuların iyileşme potansiyeli etkilidir. Estetik burun ameliyatı ortalama 2 saat süren bir operasyondur. Ameliyat sonrası burun üzerine atel konur. Az miktarda göz etrafında şişlik ve morluk olabilir. Atel bir/iki hafta sonra alınır. Burun son şeklini alması için 6-8 ay süre geçmelidir. Hasta belirli aralıklarla kontrole çağrılır ve değişiklikler hasta ile izlenir.
Ameliyatsız Burun Estetiği
Basit burun estetiği, dolgu işlemleri ve iple askı yöntemi ile burnun kontür düzenlenmesine yardımcı olduğumuz bir uygulamadır. Genellikle burun sırtındaki kambur varlığından, veya burun ucundaki düşüklükten şikayetçi olan kişilere uygulanabilir. Ameliyatsız burun estetiği, özellikle yeni bir profil oluşturma ve zaman içinde düşen ya da doğuştan düşük olan burun ucu için, son derece konforlu bir işlemdir.
Burun Küçültme
Burun küçültme ameliyatı; burnun büyük olması, burnun kemerli olması, burun kanatlarının geniş olması, burun kemiğinin uzun olması, burun kemiği eğriliği (deviasyon) gibi problemler yaşayan hastalara uygulanmaktadır.
Burun Tıkanıklığı
Sürekli olan burun tıkanıklıkları genellikle burun orta direğinin eğriliği (Deviasyon), burun eti büyüklüğü, geniz eti büyümesi, nazal polip veya kronik sinüzitin bir sonucu olarak karşımıza çıkabilir. Uzun süreli alerjik nezle kronik burun tıkanıklığının başka bir sebebi olabilir. Çocuklarda burun tıkanıklıklarının en sık sebepleri ise alerjik sorunlar ve geniz eti varlığıdır. Burun tıkanıklığı nefes alma probleminin yanında ek sağlık sorunlarına da neden olabilir. sık tekrarlayan boğaz enfeksiyonları,farenjit, horlama ve uyku bozuklukları, uykuda nefes durması bunun sonucunda da tansiyon ve kalp ritim bozukluğu gelişebilir. Astımı olan hastalarda şikayetlerin arttığı görülür. Sabahları yorgun uyanılır ve gün içerisinde dikkati toplayamama, dalgınlık hali ortaya çıkar. Migreni tetikleyerek kronik baş ağrısı sorunlarına yol açabilir.
Baş Boyun Kanserleri
Baş boyun bölgesinde genellikle ağrısız ve giderek büyüyen şişlikler, ağız içinde, dilde veya dudakta iyileşmeyen yaralar, tekrarlayan ve tek burun deliğinden olan kanamalar, yutma güçlüğü, ses kısıklığı veye nefes almada güçlük gelişmesi baş boyun kanserlerinin habercisi olabilir. Baş boyun kanserlerinin gelişmesinde en önemli iki risk faktörü alkol ve sigaradır. Bunun yanında genetik faktörler, çevresel ve hijyenik faktörler, endüstriyel ürünler ve radyasyon da baş boyun kanserlerine neden olabilmektedir. Baş boyun kanserlerinin tedavisinde ilk seçenek genellikle cerrahi olmakla birlikte bazı tip kanserler için radyoterapi giderek daha ön plana çıkmaktadır. Tedavide amaç hastalığı kontrol altına almanın yanı sıra yutma, yeme ve konuşma gibi fonksiyonların da korunmasını sağlamaktır. Baş boyun kanseri nedeniyle tedavi edilen hastalarda yemek borusu veya akciğer gibi farklı bölgelerde ikincil bir kanser gelişme oranın yüksek olduğu için tedavi sonrası takipler hayati önem taşımaktadır.
Eğri Burun
Halk arasında burun eğriliği veya kemik eğriliği denilen, tıpta “Septum Deviasyonu” olarak adlandırılan durum burun tıkanıklığının yaygın bilinen nedenlerindendir. Kemik-kıkırdak eğrilikleri, burun içerisinde bulundukları yere ve eğriliğin boyutuna göre farklı şiddetlerde tıkanıklık yapabilirler. Burun tıkanıklıklarının tedavisinde “burun eğriliği ameliyatı”, diğer adıyla “septoplasti ameliyatı” gerekebilir. Burun tıkanıklıklarının diğer bir nedeni de burun etleri büyümesi, tıbbi adıyla “konka hipertrofisi”dir. Burun tıkanıklığının sonradan ortaya çıktığı ve giderek arttığı hastalarda sorun genellikle konka hipertrofisidir. Burun kıkırdak-kemik gelişimini 18 yaşında tamamlanır. Bu yaştan sonra “eğriliğin artması” diye bir durum olağan koşullarda söz konusu değildir. Yani ergenlikten sonra ortaya çıkan burun tıkanıklığı başka bir nedene bağlı olmalıdır. Konka şişmeleri, hava kirliliği olan bölgelerde yaşayanlarda, sigara kullananlarda, alerjik nezlesi olanlarda, sinüzit hastalarında ve burun damlası bağımlılarında sıklıkla görülür. Son dönmelerde artış gösteren bu durumun nedenleri arasına, ofis ortamında çalışanların maruz kaldığı sağlıksız klima koşulları da eklenmiştir. Konka şişmeleri, bazen tek başlarına burun tıkanıklığı yapacak kadar büyüyebilir, bazen de burun eğrilikleri ile beraber görülebilirler. Özellikle burun eğrilikleri ile beraber burun tıkanıklığının görüldüğü durumlarda, septoplasti ameliyatı ile birlikte konkalara çeşitli müdahaleler yapılır.
Genizeti
Akut tonsillit(bademcik iltihabı) ve/veya adenoidid(geniz eti enfeksiyonu) olan çocuklarda yüksek ateş, genel halsizlik ve yutkunma zorluğu, boyunda lenf bezlerinde büyüme, baş ağrısı, karın ağrısı, öksürük, burun tıkanıklığı ve burun akıntısı gelişebilir. Tekrarlayan enfeksiyonlar bademcikler ve geniz eti dokusunda büyümeye neden olurlar. Bunun sonucunda da burundan nefes alma güçlüğü ortaya çıkar. Sıkıntı en çok uyku sırasında fark edilir. Bu çocuklar genellikle horlayan ve uyku apnesi dediğimiz uykuda 10 saniyeyi geçen nefes durması yaşayan çocuklardır. Yılda 3 ve üzerinde bademcik enfeksiyonu geçiren çocuklarda akut romatizmal ateş hastalığı gelişebilir. Kalp kapakçıkları ve böbreklerde hasar oluşabilir. Konuşma bozukluğu, yeme ve yutma güçlüğü, yüz ve diş yapısında bozulmalar olabilir. En ciddi sorunlardan birisi de geniz eti büyümesi olan çocuklarda orta kulakta sıvı birikimine bağlı işitme kayıplarıdır. Bir yılda 7 kez veya iki yıl arka arkaya yılda 5 kez veya birbirini izleyen 3 yıl boyunca yılda 3 kez ve üzerinde bademcik enfeksiyonu geçiriliyorsa cerrahi gereklidir. Bazen tek bir şiddetli enfeksiyonda bile ameliyat kararı verilebilir. Ayrıca nadir görülmesine karşın, tek taraflı bademcik büyümesi de habis tümör olasılığı nedeniyle acil değerlendirme gerektirebilir. Ağız kokusu ve bademcik taşları varlığında da ameliyat önerilir. Ameliyatı izleyen bir hafta içinde hastalara sulu ve yumuşak gıdalardan oluşan bir diyet uygulanır. Ameliyat olmuş çocuklara bir hafta süreyle sert, sıcak ve baharatlı yiyecek vermemek, gazlı, asitli içeceklerden kaçınmak gerekir.
Horlama
Horlama, nefes alma sırasında havanın dar bir alandan geçerken, çevresindeki yumuşak dokuların titreşimiyle ortaya çıkan sestir. Darlık arttıkça doğal olarak horlama da şiddetlenecektir. Kilo verme, uyku saatlerinden önce alkollü içki almama, akşamları hafif yemekleri tercih etme, yüksek yastıkla yatma, burun bantları yapıştırma gibi basit önlemler genellikle çok faydalı olmaktadır. Bu yöntemlerin etkili olamadığı şiddetli horlama durumlarında ise başka tedavi seçeneklerinden yararlanılır. Bunlardan biri, dili bastırma (geriye gitmesini engelleme) ve çeneyi öne doğru iterek ağız içi boşluğunu genişletme yoluyla etkisini gösteren ağız içi alet uygulamasıdır. Bu aletler, konuyla ilgili diş hekimleri tarafından her hastanın ağzına uygun ölçüler alınarak yapılır. Horlayan kişi, diş protezine benzer bu aleti takarak yatar ve uyur. Tüm bu önlemlerin yetersiz kaldığı hastalarda horlama cerrahisi uygulanır.
İple Askı Yöntemi
İple asma tedavisi, özel olarak üretilen ameliyat ipleri ile uygulanır. Yüz ve boyun bölgesinde sarkma, kırışıklık, çizgi gibi problemleri olan hastalarda yada burun uç kısmında minimal düşüklük olan kişilerde iple askı tedavisi yapılır. İple askı işleminde öncelikle yüzünüz temizlenir. Uygulama yapılacak olan alana lokal anestezi kremi sürülerek etki etmesi beklenir. Gereken bölgelerde işaretlenen noktalara, çok ince iğneler içerisine yerleştirilmiş PDO (polidioksanon) ipler uygulanır. İplerin gerekli noktalara konumlandırılması tamamlandıktan sonra yavaş yavaş bütün ipler sırasıyla deri altına kanüller içinden itilir. Tüm ipler konumlandırılıp yerleştirildikten sonra cilt üzerinde yatıştırıcı kremler uygulanarak tedavi tamamlanır. İşlem lokal anestezi altında yapıldığından operasyon sırasında ağrı ve acı duyulmaz. İşlem sonrası erken etki 15 gün içinde fark edilmeye başlayıp, gerçek etki ise 1-2 ay içinde çok daha fazla belirginleşecektir.
Orta Kulak İltihabı
Ani başlangıçlı orta kulak enfeksiyonlarında medical tedavi uygulanır. Kulak zarı yırtığı ile birlikte olan kronik enfeksiyonda ameliyat gereklidir. Seröz otitlerde ise ventilasyon tüp tatbiki önerilir. Tehlikeli midir? Hastalık ihmal edilmediği sürece tedavide başarı oranı yüksektir.
Ses Kısıklığı
Poliklinik şartlarında yapılan endoskopik muayene ile ses telleri değerlendirilir ve şüpheli bir görüntü varsa biyopsi önerilir.
Sinüzit
İlaç ve diğer tedavilerle kontrol altına alınamayan sinüzit semptomu olan olgularda hekimin uygun görmesi durumunda sinüs cerrahisi yapılabilir. En sık sinüs cerrahisi tipi olan endoskopik sinüs cerrahisinde sinüsler ve burun arasındaki mukus ve hava geçişini sağlayan kanallar genişletilmektedir.
Vertigo - Baş Dönmesi
Tedavide asıl önemli olan nedenin bulunmasıdır. Bunun yanı sıra stres, alkol, sigara, kafein ve tuzdan uzak durulması, Baş dönmesini artıran pozisyondan kaçınma, ilaç tedavisi ve denge egzersizleri ve eğer gerek duyulur ise orta kulağa ya da beyinde saptanan lezyona yönelik cerrahi tedavi ile hastalık kontrol altına alınır.